anasayfa / yazılarımız / Dr. Yeşim Kesgül Sercan, Pedagog / İyi Okur Yetiştirmek - 1

İyi Okur Yetiştirmek - 1

Ekim’de Tüyap Kitap Fuarı, Kasım’da Kitap Dünyası Fuarı, Sanal Fuar...  Bu fuarlardan söz edilince kaçınılmaz olarak kitap aklımıza gelir.  Bir pedagogsanız ve çocuklar için kitaplar yayımlıyorsanız, aynı zamanda çocukların okuma sorunlarıyla da ilgileniyorsanız yine aklınıza ilk gelen kitap olur ama o kitap çocukla birlikte gelir. Çocuk ve kitap deyince de sorular peş peşe dizilir.
Çocuklar neden az okuyor? Daha çok okumaları için neler yapılabilir? Kitabı nasıl sevdiririz ya da kitaptan nasıl nefret ettiririz? Nasıl kitap seçmeli?  Ve daha birçok soru... Her zaman olduğu gibi en iyisi baştan başlamak.  Çocuğu kitapla nasıl, ne zaman, ne şekilde tanıştıracağımızı bilmek. Başlangıçlar önemlidir. Bazen bir şeyin sürmesini sürmemesini ya da başarılmasını başarılamamasını belirleyecek kadar.
O halde şimdi iyi bir başlangıç yapalım, gelecek sayıda da nasıl sürdüreceğimizi, özellikle okul çağı çocuğuna nasıl yaklaşacağımızı konuşuruz.
İyi okumalar...

-------------------

Okuma ne zaman başlar?
Yetişkin gözünde kitap, doğal olarak sadece yazılardan oluşan ‘okunacak bir şey’dir. Oysa çocuk için başlangıçta sadece ‘oynanacak bir şey’dir. Çocuk kitabı eller, evirip çevirir, yalama, ısırma, yırtma girişimlerinde bulunur.  İzin verilirse memnuniyetle yapar. Böyle bakıldığında çocuğun eline çıngırak vermeye başladığımızda kitap da verebileceğimiz söylenebilir.
Nitekim okul öncesi dönemdeki çocuklar için hazırlanan sesli, hareketli, çeşitli sürprizleri olan, bol resimli, neredeyse yazısız, çok farklı boyutlarda, kalın kapaklı, kalın sayfalı her türlü darbeye dayanıklı karton, bez ya da plastik (banyo kitapları) kitaplar da bunun örnekleridir. Henüz az olmakla birlikte artık ülkemizde de bu tür materyaller üretilmektedir.
Öte yandan 0-6 yaş çocuğun öğrenmeye en açık olduğu, en hızlı öğrendiği, birçok bilginin, alışkanlığın temellerinin atıldığı bir dönemdir. Hatta yapılan çalışmalar çocukluğun erken dönemlerinde üzerinde durulmayan, öğrenme, alışma olanağı olmayan şeylerin gelecekte de yeterince gelişmeyeceğini gösteriyor.
O halde çocuğu kitapla erken tanıştırmak; hem iyi bir kitap okuma alışkanlığı geliştirmek, hem de okul öncesi dönemde çocuğun bilişsel gelişimi için kitaptan yararlanmak anlamına gelir.

 

Çocuğu kitapla nasıl tanıştırmalı?
Başlangıçta çocuk kitaptan sıkılabilir, hoşlanmayabilir. Bir iki kez okumayı deneyip hoşlanmadı ya da bir şey anlamadı diyerek vazgeçersek sabırsız davranmış oluruz. Kitap çocuk için yeni bir şeydir, bir çok yeni şeyle tanışırken olduğu gibi, tekrara ve alışmaya gereksinim duyar.
Ancak bütün bunlar, çocuğun yaşına ve özelliklerine uygun olan doğru kitap ve doğru yaklaşımla yapılmalıdır.

Doğru kitap
Başlangıç için hiç yazısı olmayan, çocuğun etrafında görmeye alışık olduğu varlıkların resimlerinden (renkli, anlaşılır, net çizimler ya da fotoğraflar) oluşmuş kitaplar uygundur. Kitabın boyutları da çocuğun elleriyle kolayca kavrayabileceği, rahatça evirip çevirebileceği hatta atıp tutabileceği ölçülerde olmalıdır. Yine başlangıç için kolay zedelenmeyecek, kalın kapaklı ve kalın sayfalı olanlar seçilmelidir.
Çocuk büyüdükçe ve daha önemlisi kitapla oynama, kitaba bakma alışkanlığı geliştikçe yavaş yavaş farklı  seçeneklere geçilebilir. Her sayfada birkaç sözcük bulunanlardan, her sayfada birkaç cümleye, birkaç resimden daha karmaşık resimlere gibi.
Ayrıca basınca ses çıkaran, hareketli parçaları olup itilip çekilebilen vb. gibi okumaktan çok oynamak üzere hazırlanmış kitaplar da çocuklar için çok keyifle oynanan ve sevilen gereçlerdir.

Doğru yaklaşım
Bir yaş civarındaki bir çocuk için okumak, “Bakalım burada ne varmış?”dır. Başlangıçta okumak, parmakla resimleri gösterip tanıtmaktır. Bir sonraki aşamada çocuktan adı söylenen şeyi göstermesi istenebilir. Giderek kelimeler minik cümlelere, minik cümleler birkaç cümlelik basit öykülere dönüşür, oradan da daha uzun öyküler (bir kaç paragraf) okumaya geçilebilir.
Küçük çocuklarda metni olduğu gibi okumak yerine çocuğun ilgisi yönünde değiştirmek ya da sadece resimleri anlatmak daha uygundur. Ancak bunu yaparken basit, gündelik kelimeler ve kısa cümleler kullanılmalıdır. Böylece çocuk olup biteni rahatça izleyebilecek ve belleğine kaydedebilecektir.
Kitap etkinlikleri için özellikle başlangıçta birkaç dakika gibi kısa süreler hedeflenmeli, çocuk sıkıldığında ya da herhangi bir nedenle bırakmak istediğinde asla ısrar edilmemelidir.
Sayfadan sayfaya ve fikirden fikre hızlı geçilerek, akıcı, dinamik, farklı tonlamalarla, canlandırmalarla zenginleştirilmiş bir okumayla çocuğun ilgisinin sürmesi sağlanmalıdır.
Çocuklar aynı şeyi tekrar tekrar dinlemekten keyif alırlar. Aynı zamanda bu onların öğrenme yoludur. Tekrarlarla öğrenirler.  Tekrarlayarak olayları daha iyi kavrayıp sayfa üzerindeki resimler ve sözcükler hakkında daha çok şey fark etmeye başlarlar. Böylelikle kendilerine güvenleri gelişir. Çok aşırıya kaçmadıkça tekrar etmekten kaçınmayalım.
Kitap okumayı, anne baba ile yaşanan hoş duygularla ilişkilendiren, bir sohbet aracı gibi algılayan çocuklar geleceğin iyi okurları olmaya adaydır.

İyi bir okur nasıl yetişir
Okur okura baka baka yetişir
Çocuk pek çok alışkanlığını ana babasıyla özdeşleşme yoluyla öğrenir. Onlar gibi olmak ister. Yapılan araştırmalar çocuğun okumaya ilgi duymasında ailede gördüğü modellerin büyük etkisinin olduğunu göstermektedir.

  • Okuyan kişiler bulunduğu,
  • Bol kitap, gazete, dergi bulunan,
  • Ailece okuma zamanları olan,
  • Birlikte araştırılan, soruların birlikte yanıtlandığı, düşünmenin teşvik edildiği,
  • Sık sık ansiklopedi, sözlük, atlas gibi kaynaklara başvurulan,
  • Bol bol sohbet edilen,
  • Kitapla ilgili konuşmalar ve kitap alışverişleri (satın alma/ödünç alma) yapılan,
  • Televizyon, bilgisayar vb. belli düzen içinde, az ve nitelikli kullanıldığı ortamlarda yetişen çocukların iyi okur olma olasılığı yüksektir. 

Geliştirici Tutum
Ailenin çocuğa karşı genel tutumu, her konuda olduğu gibi okuma konusunda da belirleyicidir.

  • Cezalandırıcı olmayan,
  • Çocukların sormaya, düşüncelerini ifade etmeye teşvik edildiği,
  • Sonuçtan çok süreçle ilgilenilen,
  • Merak etme ve keşfetme duygularının beslendiği,
  • Gereksiz kısıtlama ve baskıların olmadığı,
  • Çocukların kendi kendilerine yeterli olmaya ve

kendi sorunlarını çözmeye teşvik edildiği,

  • Sıradan hataların hoş görüldüğü,
  • Yergi yerine övgüye odaklanılan,
  • Israr ve zorlamaya yer vermeyen hoşgörülü tutum, çocuğu geliştiren bir yaklaşımdır. Dolayısıyla bu yaklaşımları içinde barındıran ana baba tutumları da iyi okuyucular yetiştirmeye uygun tutumlardır.

Daha ayrıntılı bilgi isteyenler için bir kitap önerisi:
“ÇOCUĞUNUZ KİTAP OKUMAYI SEVMİYORSA”  Lee Canter-Hyb yayıncılık

Doktor Dergisi’nin Aralık 2005 - Ocak 2006 tarihli, 30. sayısında yayımlanmıştır.


Yazarın diğer yazıları

 

Copyright © 2014 | pencere-sey®