anasayfa / yazılarımız / Dr. Yeşim Kesgül Sercan, Pedagog / Bilgisayar Mı Zararlı, Kullanımı Mı?

Bilgisayar Mı Zararlı, Kullanımı Mı?

Genel olarak "bilgisayar bir bağımlılık mıdır?" en yaygın örnekle "madde bağımlılığı gibi bir şey midir; dolayısıyla bir hastalık mıdır, tedavisi gerekir mi, tedavisi var mıdır?.." Bunlar yıllardır pek çok tartışmanın süregeldiği sorular... Bunun adı bağımlılık mıdır, değil midir bir yana koyalım. Dünyadan elini eteğini çekercesine bilgisayarına kapanan, dış dünya ile ilişkilerini en aza indiren, her şeyi ihmal ederek bilgisayar odaklı yaşayan çocukların sayısı hiç de az değil. Giderek de artıyor...
-------------------------------

Geçenlerde bir akşam Arnavutköy'de hızlıca balık yenebilen bir mekanın kapısındayım. İçerden çıkanlar sağ tarafa bakıp gülümseyerek çıkıyorlar. Hoş, şirin bir şey görmenin gülümsemesi. Ay ben de göreyim şunu neymiş diyerek merakla sola baktım içeri girerken.

Bakmaz olaydım...
En çok iki yaşlarında bir kız çocuğu, anne babasıyla bir masada oturmuş yemek yiyorlar. Daha doğrusu anne baba yiyor. Çocuk karşısına konmuş dizüstü bilgisayara dikmiş gözlerini, adeta hipnotize edilmiş bir halde, kendinden geçmiş bakıyor. O, gözlerini ekrandan ayıramıyor ben de ondan...
Cıvıl cıvıl canlı, hareketli, uyaran dolu bir ortamda nasıl bir fırsat kaçırıyor bu çocuk, ne korkunç bir durum, bu insanlar çocuklarına ne kadar zarar verdiklerinin farkında mı...
Off ne kadar çoğaldı böyle manzaralar! Son bir ayda üç oldu. Gerçekten artıyor mu yoksa bana mı rastlıyor? Ofiste aile öykülerinde dinliyorum bol bol, ama görmek daha çok etkiliyor insanı. Bir sürü soru, iç tartışma... Bunları uzun uzun anlatmayayım ama bu yaşantı bilgisayar ve çocuk ilişkisini aklıma getirdi asıl onu anlatayım.

Bilgisayarla sağlıksız ilişki
Aşağıda sayılan durumlar yaşanıyorsa kişinin bilgisayarla ilişkisinin pek sağlıklı olmadığını düşünmeliyiz.
1. Kendini kontrol edememek, çok kısa bir zaman için bilgisayar başına oturup saatlerce bilgisayar başından kalkamamak,
2. Bilgisayardan uzun süre uzak kalmaya dayanamamak, boşluk hissetmek, huzursuz olmak,
3. Bilgisayar için yemekten, derslerden ya da arkadaşlardan vazgeçmek,
4. Sürekli olarak bilgisayara kavuşma isteği içinde olmak,
5. Bilgisayar başında bu kadar zaman geçirmekten dolayı suçluluk ve keyif arasında çelişik duygular yaşamak,
6. Her seferinde saatlerce ekran başında kalmaktan kaynaklanan çeşitli bedensel sorunlar.

Niçin bilgisayar: internet mi, oyunlar mı ya da her ikisi mi?
Söz konusu olan çocuk olduğu için oyun diyebiliriz. Çünkü çocuklar interneti de büyük ölçüde oyun için kullanıyorlar dolayısıyla çocuğun bilgisayar kullanımı eşittir oyun demek yanlış olmaz.
Bilgisayarın, Türkiye'de evlerde bu kadar yaygın kullanımının sanırım en çok on yıllık bir geçmişi var. Bu da günümüz ana babalarının bu araca henüz yeterince aşina olmadığı gerçeğini de beraberinde getiriyor. "Çok ilginç ve muhteşem olanaklar sunan" böyle bir aracın çocukları tarafından kullanılması, ana babalar için çok gurur verici, olağanüstü ya da yararlı algılanabiliyor. Bilgisayarın kullanılması teknik olarak (açmak, kapatmak, belli bazı programları çalıştırmak vb.) çok karmaşık değil. Çocuklar genellikle 3–4 yaştan itibaren bunu yapabiliyorlar. Ancak bilgisayarın ve / ya da internetin etkin kullanımı için belli bir alt yapı ve amaç gerekli. Soyut düşünme, akıl yürütme, eleştirel analiz gibi düşünme becerileri gelişmeden yani en az 10 yaştan önce etkin bir kullanıcıdan söz edemeyiz. Bundan sonra bir de belli bir hedefe yönelik araştırabilmek, çalışabilmek gerek. Aksi halde klasik espriyle bilgisayara 'ne var ne yok' diye sormuş oluruz.
Bir araştırmada 13-19 yaş arası gençlerin ebeveynlerine göre daha yoğun internet kullandığı ama kullanım amaçlarının daha çok oyun oynamak, müzik dinlemek ve yeni insanlarla tanışmak olduğu saptanmış.

Bilgisayar kullanımı nasıl bağımlılık haline geliyor?
Bilindiği gibi beynimizin bütün işlevleri sinir hücrelerinin birbiriyle kurduğu bağlantılarla gerçekleşmektedir. Beynin bu tür bağlantılar kurma yeteneği sınırsızdır. Bu yetenek özellikle çocukluk ve ergenlikte son derece önemli, çocuk ne kadar küçükse beynin değişebilme yeteneği o kadar büyük. Çok çeşitli etkinliklerde bulunması çocuğun beceri ve yetenek yelpazesini genişletir. Oysa az sayıda etkinliğin sürekli yapılması, diğer alanlardaki sinir hücresi ağının zayıf kalmasına neden olarak beceri ve yetenek gelişimini sınırlandıracaktır. Hepimizin doğasında olduğu gibi çocuk da alıştığını, keyif aldığını, rahatça yapabileceğini yeğleyecektir. Dolayısıyla bilgisayarla uğraştıkça uğraşacak, uzak durduğu etkinliklerden de uzaklaştıkça uzaklaşacak sonucuna varabiliriz.
Ayrıca kortekste görsel alanlar daha fazla yer tuttuğundan bakmak, dinlemekten daha kolay ve daha çekicidir. Üstelik çok zengin, çok hızlı ve etkin işitsel uyaranlarla da beslenmiş çok ilgi çekici bir malzeme. Oyun olması çocuk için bir başka çekim noktası. Belli bir puana ulaşmak gibi bitmez tükenmez, yaklaştıkça uzaklaşılan ama hep çekiciliğini koruyan bir hedef de cabası. Üstelik bu puanlar genellikle arkadaşlar arasında da konuşulduğundan bir tür yarış da süregelmekte. Bütün bunlar bilgisayarı gittikçe daha çok, daha çok, kullanmanın pekiştireçleri.

Bilgisayar başında çok fazla oturmak hangi sorunlara neden oluyor?
İlk akla gelen bedensel olanlar; gözlerin uzun süre hiç kırpılmadan aynı noktaya odaklanıp kalması, uzun süre oturur durumda kalmaktan kaynaklanan çeşitli kas ve iskelet sorunları, hatalı duruş, fare kullanımına bağlı el ve bilek sorunları, aynen beyinde olduğu gibi bazı bölgelerin aşırı kullanımına, bazılarının da kullanılmamasına bağlı çeşitli sorunlar. Üstelik gelişmekte olan bir bedenin koşup oynaması gerekirken, bütün gün bilgisayar başında oturmasından doğan zarar daha temelden olacaktır.
Benim kendi mesleki uygulamam nedeniyle en büyük derdim dil, konuşma, okuma-yazma üzerine olumsuz etkileri. Bu konularda sıkıntıları olan çocuklarla çalıştığımız için çocukların özellikle dil becerilerinin, sadece bilgisayardan değil ama genel olarak ekranlardan ve değişen yaşam koşullarından olumsuz anlamda çok fazla etkilendiğini gözlüyoruz. Konuşma, kendini ifade yeteneği diğerlerine göre daha alt düzeylerde kalıyor. Dil becerilerinin zayıflığı da çocuğun tüm ilişkilerinde, özellikle öğrenme süreçlerinde ciddi sorunlar yaratıyor.
Çocuklar uzun süre ekran karşısında kaldıklarında, gelişmekte olan zihinlerini çalıştırmak için pek zaman kalmıyor. Aynı nedenle sosyal ilişkiler kurma konusunda da büyük sorunlar yaşanıyor.
İngiltere'de yapılmış bir araştırmada, bilgisayarların çocukları sersemlettiği, öğrencilerin çok fazla bilgiye erişebilmelerine rağmen bu bilgiyle ne yapacaklarını bilemedikleri, problem çözme ve analiz yeteneklerinin zarar gördüğü bildirilmiş. Bir başka araştırmada ise daha çok internet kullananların daha az arkadaş edindikleri, aileleri ile daha az zaman geçirdikleri, daha fazla stres yaşadıkları belirlenmiş.
Hazırcılığa, hatta düşünce hırsızlığına alışmak, istediğini elde etmek için ne gerekiyorsa yapma güdüsü, şiddet duygusu, ilgi alanlarının azalması, özellikle okul öncesinde hayal ile gerçeği ayıramamaktan doğan sorunlar da eklenebilir.
Ayrıca çeşitli güvenlik sorunlarını da unutmamak gerek. Bir çalışmada çocukların internette tanıştıkları çeşitli gruplardan daha kolay etkilendikleri görülmüş.

Bazı çocuklar bu bağımlılığa daha mı yatkın?
Aşırı bilgisayar kullanımı olan bir çocuk için "yatkınlık mı vardı, alıştırıldı mı?" gibi bir soru da akla geliyor. Çünkü bazı durumlarda çocukların ekran bağımlısı haline getirildiğini de biliyoruz. Yine de daha kolay ekran bağımlısı olan çocukların ortak özelliklerinden söz edebiliriz.
1. Sosyal becerileri çok gelişmiş olmayan, yetersiz benlik algısı olan, güvensiz, kaçıngan,
2. Bedensel etkinliklerden hoşlanmayan, bunlarda başarısız olan ya da olacağına inanan,
3. Sosyal, duygusal açıdan ihmal edilen, bu tür olanaklar sunulmayan,
4. Aile içinde çeşitli sorunları olup bunlarla yüzleşmekten kaçınan çocukların bilgisayar kullanmaya daha yatkın olduğunu söyleyebiliriz.
5. Ayrıca çeşitli dil ve öğrenme sorunlarında bir kaçış yolu olarak da görülebilir.

Çocuklarımızı nasıl kontrol edebiliriz?
Öncelikle çocuğa küçük yaşta bilgisayar sunulmamalı ve sınırsız, süresiz kullanım hakkı tanınmamalı. Ancak bu bir yasaklamaya dönüşmemeli. Yasak hiçbir konuda olmadığı gibi bu konuda da yararlı olmaz, bilgisayar nasıl olsa yaşamın bir döneminde çocuğun hayatına girecektir hatta girmelidir.
Anne babalar öncelikle bilgisayar ve internet hakkında bilgi edinmeli ve kullanmalıdırlar. Hatta çocuklarından öğrenmeleri de uygun bir yol olabilir.
Çocuklarla bilgisayar ve internet konusunda sohbet edilmeli, burada okudukları ya da gördükleri şeylerin her zaman doğru olmadığı, bilgiyi tartışmak gerektiği, yararlı ve zararlı yanları vb. 'uygun bir iletişim ve dostluk zemininde' eleştirmeden, azarlamadan, yasaklamadan, tehdit etmeden, rüşvet vermeden, dır dır etmeden karşılıklı konuşulmalıdır.
Çocuğun bilgisayarda geçirdiği toplam süre okul öncesi çocuklarında günde bir saati, ilköğretim döneminde ise iki saati aşmamalı, bu süre çocukla konuşularak birlikte belirlenmeli ve daha sonra saptanan süreyi aşıp aşmadığı izlenmelidir.
Bilgisayarı yetişkinlerin takip edebilecekleri ortak kullanım alanlarına koymak, herkese bir bilgisayar yerine mümkünse tüm ailenin aynı bilgisayarı paylaşması da sınırlama açısından yararlı olacaktır.
Aile bireylerinin birlikte katılabilecekleri geziler, sosyal, sportif etkinlikler, çeşitli hobiler, kitap okuma alışkanlığı, aile ile ilgili çeşitli görev ve sorumluluklar da çocuğu kolaylıkla bilgisayardan uzaklaştıracaktır. Anne babalar çocukları farklı etkinliklere yönlendirmek için onlara yardımcı olmalı ve birlikte eğlenmek için fırsat yaratmalıdırlar. Ayrıca aileler çocuklarına zaman ayırmalı, sorunları ile ilgilenmelidir.
Ailedeki yetişkinler kendileri de çocuktan istedikleri şekilde davranıp örnek olmalıdır.
Bu öneriler, çocuğun bilgisayarla ilk tanışmasından itibaren tutarlı bir şekilde uygulanırsa düzen bu şekilde kurulacak ve işleyecektir. Bir aşırı kullanım durumunda ailenin bütün bu önlemleri devreye sokması pek mümkün olmayabilir.

Aslolan kullanım...
Buraya kadar bilgisayarın olumsuzluklarından söz ettik ama unutmayalım ki doğru yönlendirme ve uygun sınırlandırmalarla kullanıldığında pek çok olumlu etkiden söz edilebilir. Çocukların her açıdan sağlıklı bir gelişim için zenginleştirilmiş çevreye gereksinimleri vardır. Bilgisayar da bunun bir parçası olabilir. Bilgisayar ortamı canlıdır, eğlencelidir, etkindir, çocuğun etkin katılımına olanak sağlar, geribildirim verir. Çeşitli bilgi kaynaklarına ulaşılır, merak ve yaratıcılığı harekete geçirir. Sorun yaşanan alanlarda sınırsız alıştırma olanağı sağlar.
Zamanının çoğunu oynayarak, spor yaparak, hayal gücünü kullanarak, iletişim becerilerini geliştirerek, sosyal deneyimler yaşayarak yani yaşamın içinde geçiren çocuklar, bütün bunların yanı sıra günün 1-2 saatini bilgisayarda ve uygun şeyler yaparak geçiriyorsa bu anlamda her şey yolunda denebilir.


Doktor Dergisi'nin Ekim - Kasım 2007 tarihli 41. sayısında yayımlanmıştır.



sayfaları görüntülemek için tıklayınız
Yazarın diğer yazıları

 

Copyright © 2014 | pencere-sey®