anasayfa / yazılarımız / Prof. Dr. Oya Güngörmüş Özkardeş / Özel Öğrenme Güçlükleri Ya Da Farklı Öğrenen Çocuklar

Özel Öğrenme Güçlükleri Ya Da Farklı Öğrenen Çocuklar

ÖÖG (Özel Öğrenme Güçlüğü) Nedir?

Bu konuda yanıtlanması oldukça zor olan sorulardan biri, belki de en zoru “Nedir?” sorusudur. Bu kavramın ortaya atıldığı 1940’lı yıllardan beri çeşitli tanımlar, adlandırmalar, tartışmalar yapıla gelmiştir ama hala her olguyu kapsayan bir tanımdan söz etmek pek mümkün olmamaktadır. Aynı şekilde, ÖÖG olan çocuklar dendiğinde de akla homojen bir grup gelmez. Bazıları matematik ile ilgili ciddi güçlükler yaşarken bir diğeri bu alanda çok iyi olabilir ama okuma ile ilgili zorluklar yaşayabilir. Dikkat eksikliği ve işlemleme bozukluğu birçok öğrencide görülebilen bir belirti iken bazılarında görülmeyebilir. Bazı özellikler belirli yaş dönemlerinde farklı şekillerde görülebilir. Örneğin dil sorunu, okul öncesi dönemde gecikmiş konuşma, ilkokulda okuma, ortaokulda ise yazma sorunu olarak kendini gösterebilir. Bu nedenle de ÖÖG’den şüphe edilen her bir çocuğu kendi içinde değerlendirip yaşadığı zorlukları, güçlü ve zayıf olduğu alanları belirlemek, özellikle “Tedavi edici eğitim çalışmaları” açısından son derece önemlidir. Bu bağlamda ÖÖG’de bir tanımdan çok duruma ilişkin tanımlayıcı özelliklerden söz etmek daha doğru olacaktır.

 

ÖÖG’nin Tanımlayıcı Özellikleri Nelerdir?

1. Dikkat:Dikkat eksikliği ve hareketlilik başka bir sorun alanı olmakla birlikte ÖÖG olan çocukların çoğunda aşırı hareketlilik, dikkatin kolay çelinebilirliği, yoğunlaşma (konsantrasyon) güçlüğü ve dikkat süresinin kısa olması sıklıkla görülebilmektedir. ÖÖG olan çocukların yaklaşık %25-40’ında aynı zamanda dikkat eksikliği sorunu da vardır.
2. Motor beceriler: Atma, koşma, zıplama gibi kaba kas becerilerinde ve kalem tutma, yazı yazma, düğme ilikleme, fermuar açıp kapama gibi ince kas becerilerinde zorlanırlar. Çoğunlukla sakardırlar, elini kolunu bir yerlere çarpma, düşme çok sık görülür. Bedenlerini algılama ve kavrayışları zayıftır; elini açtığında nereye kadar uzanır, bedeni uzayda ne kadar bir yer kaplar vb konularında doğru düşünemediği için davranışları olduğundan daha acemi ve bebeksidir.
3. Algılama ve bilgiyi işleme süreci: Gördüğünü ya da duyduğunu yanlış algılama, dolayısıyla bilgiyi yanlış işlemleme ve yanlış sonuca varma sıktır. Örneğin görsel algı sorunu nedeniyle (b) ve (d)’yi birbirinden ayırt edemeyen çocuk “bal” sözcüğünü “dal” olarak okuyabilir. İşlem doğrudur algılama hatası nedeniyle veri girişi yanlış olduğundan çıktı da yanlıştır.
4. Sözlü dil: Konuşmaya başlamalarında gecikme, kısa cümlelerle konuşma, söylenenleri dinleme ve algılama zorlukları, yetersiz sözcük bilgisi gibi dile ilişkin çeşitli alanlarda zorluklar yaşarlar.
5. Sosyal davranış: Akranlarına oranla daha bebeksi olabilirler. Dolayısıyla akran ilişkilerinde zorluklar yaşayabilir ve içinde bulundukları sosyal duruma uygun yanıt veremeyebilirler.
6. Bilişsel strateji geliştirebilme: Kolay organize olamazlar. Odaları, eşyaları dağınıktır, eşyalarını bir yerlerde unuturlar, sık sık bir şeylerini kaybederler. Verimli ders çalışma ile ilgili etkili strateji geliştiremezler.

Tanımlayıcı Özelliklerin ÖÖG Olan Çocuğun Öğrenme Sürecine Yansıması
Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için beyinde bir dizi işlem yapılması gereklidir. Öğrenme süreci, önce bilginin duyu organları yoluyla alınması ve sinir hücreleri aracılığıyla beyne ulaştırılması (girdi) ile başlar, gelen bilginin doğru sıraya konması, anlaşılması, organize edilmesi (bütünleştirme) ve gerektiğinde kullanılmak üzere saklanması (bellek) ile sürer ve daha sonra uygun durumda bir sonuç olarak ortaya konması (çıktı) ile tamamlanır.
Bu basamaklardan birinde ya da birkaçında sorun yaşanması öğrenmenin gerçekleşememesine yol açar. Özel öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların bu basamaklarda yaşayabilecekleri sorunlar aşağıda özetlenmiştir.

  1. Girdi Aşamasındaki Sorunlar

A. Görsel Algı Sorunları
(d), (b), (p) ya da (m), (n), (u) gibi benzer harfleri ayırt etmede güçlük, şekilleri, harfleri tersine çevirmek (b) yerine (d) vb, heceleri tersine çevirmek “ve” yerine “ev” okumak, yazı yazmada ya da bir deseni kopya etmede zorluk.
Şekil-zemin ilişkisinde zorluklar, bütün yerine parçaya odaklanmak ya da tam tersi. Okurken satır ya da sözcük atlamak vb hatalar.
Uzayda kendilerinin ve başkalarının pozisyonlarını anlamada güçlüğü, topu yakalama, vurma, yapboz yapma gibi işlerde zorluk, sağını/solunu karıştırmak.
Derinlik değerlendirmede, mesafeleri ayarlamada zorluk ve buna bağlı sakarlıklar.

B. İşitsel Algı Sorunları
Söyleneni yanlış algılama nedeniyle doğru tepki verememek, “Bavul”, “davul” gibi birbirine benzer sözcükleri karıştırmak, işitsel şekil zemin ilişkisinde güçlük. Örneğin müzik dinlerken, “gel yemeğe otur” yönergesini müzik seslerinden ayırt edememek.
İşitsel gecikme, normal hızdaki sözel girdileri işlemlemede güçlük.

2. Bütünleştirme Sorunları
A. Ardışıklık Sorunları
Duyduğu ya da dinlediği öyküyü yeniden anlatması istendiğinde olayların sırasını hatırlamada ve uygun sırada anlatmada zorluk, alfabe vb sıralı bilgilerin sırasını hatırlamakta zorluklar (Bazen sırayı hatırlayabilir. Örneğin ayları sırayla sayabilir fakat Eylülden sonra ne gelir dendiğinde yanıtlayamayabilir). Rakamları okuma güçlükleri 32’yi, 23 okumak vb.

B. Soyut Düşünme Sorunları
Sözcüklerin kullanıldıkları yerlere göre farklı anlamları olabileceğini, şakaları, atasözlerini ya da deyimleri, eş sesli sözcükleri kavramakta güçlük.

C. Organizasyon Sorunları
Kayıt ettikleri bilgiyi, ilgili kavramla birleştirmekte güçlük yaşarlar. Bir dizi bilgiyi öğrenebilirler ancak bu bilgilerin kullanılacağı genel sorulara yanıt vermeyi başaramayabilirler.
Konunun sonundaki soruyu yanıtlayabilir fakat konunun ne hakkında olduğunu yanıtlayamaz
Bazı çocuklar bilginin her bir parçasını alabilir fakat parçaları bütün haline getirmekte zorlanır.
Çoktan seçmeli soruları yanıtlamada daha iyidirler, açık uçlu soruları yanıtlamada iyi değillerdir.
Yaşamlarını organize etmekte de güçlük yaşarlar, odaları dağınıktır, çantaları karışıktır.

3. Bellek Sorunları
Öğrendikleri bir bilgiyi çok kısa sürede unutabilirler. Akşam öğrendiklerini sabah hatırlamayabilirler. Bilginin sırasını hatırlamayla (ardışık hafıza) ilgili zorluk yaşayabilirler. Örneğin top sözcüğünü yazmak için gerekli olan harflerin (t), (o) ve (p) olduğunu bilir ama bunun sırasını yanlış hatırlayabilirler.
Bellek sorunu olmayan bir çocuğun 3-5 tekrarda öğrenebildiği bir bilgi için ÖÖG’li çocukların 10 ya da daha fazla tekrara gereksinimi olabilir.

4. Çıktı Sorunları
Kazanılmış bilgiyi ortaya koymada ya da uygun biçimde sunmada sorun yaşarlar. Çıktı, genellikle dil ya da motor beceriler yoluyla görünür hale gelir.
A. Dil Sorunları
Kendiliğinden konuştuklarında bir sorun görülmeyebilir ama bir soru sorulduğunda yanıtlamakta zorlanırlar, saçma yanıtlar verebilir, uygun sözcükleri bulmakta güçlük çekebilirler
B. Motor Sorunlar
Kaba hareket sorunları: Sakarlık, yürüme, koşma, tırmanma, bisiklete binme, giyinme, soyunma vb zorluklar.
İnce hareket sorunları: Bir grup kası kontrol etmekte örneğin yazarken baskın eli kullanmakta zorluk yaşarlar. Yazıları yavaş ve kötüdür. Kalemi farklı biçimde tutarlar, elleri çabuk yorulur. Çocuk “ellerim düşüncem kadar hızlı yazmıyor” diyebilir.
İlikleme, bağlama, fermuar açıp kapama, çıtçıtlama gibi işlemlerde de zorluk yaşayabilirler.

Görülme Sıklığı
ÖÖG görülme sıklığına ilişkin yapılan çeşitli araştırmalarda % 1-30 arasında değişen yüzdeler verilmekle birlikte çocukların yaklaşık % 10’unda öğrenme sorunları olduğu kabul edilmektedir. Pratikte bunun anlamı 30 kişilik bir sınıfta 3-4 çocuktur.
ÖÖG olanların % 25-30‘unda aynı zamanda Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu, Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu olanların da yaklaşık %75- 80’ninde aynı zamanda ÖÖG olduğu saptanmıştır.
Genellikle erkeklerde kızlardan 4 kat fazla görüldüğü kabul edilmiştir.

Nedenleri
Ebeveyn hatasından kaynaklanan bir sorun değildir.
Bütünüyle nörolojik temelli bir sorundur.
ÖÖG’ne yol açan tek bir nedenden söz edilemez.
Genetik geçişli bir sorun olduğunu söylemek mümkündür.
ÖÖG olan bireylerin beyinlerinde hem yapısal hem de kimyasal bazı farklılıkların olduğuna dair araştırma bulguları vardır. Son yıllarda yapılan birkaç araştırma bazı kromozomların (15. ve 6. kromozomlar) ÖÖG den sorumlu olabileceğini göstermiştir.
Gebelikte, doğumda ve sonrasında yaşanan, beynin gelişimini engelleyen sorunlar olası nedenler arasında sayılmıştır.

 

Tanı Ve Tedavi/Eğitim

Bu yazıda anlatıldığı gibi ÖÖG tek bir belirtiden çok bir belirtiler demetidir. Hatta bu belirtilerden bazılarının kendimizde, yakın çevremizde, çocuğumuzda bulunduğunu düşünebiliriz ancak bunlar;
1)Bir belirti demeti oluşturmayıp tekil olabilir ve sonuçta bir güçlük yaratmayabilir.
2)ÖÖG dışında farklı nedenlerle ortaya çıkmış olabilir,
3)Okul öncesi dönem çocuklarında kısmen doğal olabilir (çok yoğun olmamak ve demet oluşturmamak şartıyla).

ÖÖG’den kuşkulanılan bir olguda öncelikle göz ve kulak kontrollerinin yapılması, gerekiyorsa sıklıkla bir arada görülebilen ya da karışabilen “Dikkat Eksikliği/Aşırı Hareket Bozukluğu”nun, bir çocuk psikiyatrı tarafından değerlendirilmesi düşünülmelidir. Çocuğun yaşadığı güçlüklere neden olabilecek fiziksel ve zihinsel bir sorunu olmadığından emin olduktan sonra; dil, okuma, yazma ve matematik alanlarında yaşadığı zorlukların ve bunlara neden olabilecek nöropsikolojik süreçlerin ÖÖG konusunda uzmanlaşmış bir pedagog ya da psikolog tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Görüldüğü gibi ÖÖG tanısının konulabilmesi için farklı dallardan birçok uzmanın ve karşılaştırmalı bir değerlendirme yapması kaçınılmazdır.
ÖÖG bir hastalık olmadığından bu anlamda bir tedavi söz konusu değildir. Yapılacak en iyi tedavi eğitimdir. Bu konuda yapılacakları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
1)Asıl olan çocuğa yaşadığı güçlüklerle baş etmesini sağlayacak çeşitli stratejiler öğretmektir.
2)Okul, aile ve uzman işbirliği çok önemlidir.
3)Çocuk, aile ve öğretmen ÖÖG hakkında bilgilendirilmeli ve ne tip çalışmalar yapılacağı anlatılmalıdır.
4)Çocuklara yaşadıkları sorun hakkında bilgi vermek özellikle önemlidir. Aksi halde kendileri ile ilgili olumsuz duygular oluşturabilmekte ya da tembel olduklarını düşünerek suçluluk duymaktadırlar.
5)Çocuğun akademik ve sosyal alanda yaşadığı zorlukların saptanması ve bireysel bir eğitim planının çıkartılması gerekmektedir.
6)ÖÖG olan çocukların eğitiminde çoklu duyuya dayalı öğretim tekniklerinin kullanılması özellikle önemlidir.
7)ÖÖG olan çocuklar bir bilgiyi nasıl öğreneceklerine dair yeterli teknikler geliştiremezler ya da bir bilgiyi başka yere transfer etmekte zorluk yaşayabilirler. Bu nedenle ÖÖG’de bir bilgiyi öğretmekten çok bilgi edinme yöntemini öğretmek gerekmektedir.
8)ÖÖG olan çocukların çoğunda okulda ve sosyal ortamda yaşadıkları sorunlara bağlı olarak düşük benlik saygısı, anksiyete ve depresyon gibi durumlarla da sıklıkla karşılaşılabilmektedir. Çocuğun bu açıdan da değerlendirilmesi ve gereken yardımın yapılmasına özellikle dikkat edilmelidir.

Doktor Dergisi'nin Haziran-Temmuz 2006 tarihli,33. sayısında yayımlanmıştır.

"Okul başarısı" : Pek çok ana babanın olmazsa olmazı, adeta varoluş nedeni. Okul yaşamının bir yerlerine eklenen OKS, LGS, ÖSS gibi sınavlar nedeniyle gittikçe de daha büyük bir hırs alanı haline geliyor ama bireyle ilgili hemen her şeyde olduğu gibi bu konuda da sonucu etkileyen pek çok etmen var. Sadece çalışmak / çalışmamak ikileminde açıklanamayacak birçok etmen.
Bu etmenleri üç ana grupta düşünebiliriz: Okul ortamından kaynaklananlar, aile ortamından kaynaklananlar ve kişinin kendi bireysel özelliklerinden kaynaklananlar. Tabii ki bu üç ana grubun her biri için çeşitli alt gruplar oluşur ancak biz bu sayıda sonuncuya odaklanacağız; uzun yıllardır üzerinde çeşitli araştırmalar yapılmış ve kişiye özgü, bütünüyle nörolojik temelli bir sorun olduğunda uzlaşılmış, "Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG)" konusuna. Ülkemizde özellikle bu konuya yoğunlaşmış az sayıda uzmandan biri olan Doç. Dr. Oya Güngörmüş Özkardeş'in kaleminden...


 

Copyright © 2014 | pencere-sey®